Tek başına da olsa fikrine sahip çıkabilmek…

İş hayatımızın ilk yıllarına çoğu zaman ateşli bir motivasyonla başlıyoruz. Girdiğimiz kurumda kendi bakış açımıza göre daha iyi/doğru/hızlı/düzgün/adil yapılabileceğini düşündüğümüz ne varsa sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak fikirler dinlenmedikçe, o iş burada öyle olmaz dendikçe, hiyerarşi değişime karşı durdukça motivasyonumuz yavaş yavaş tükeniyor. “Lan oğlum sen mi kurtaracan şirketi?”ciler de cabası (yazmadan durulamayan not: bu kişiler… Read More Tek başına da olsa fikrine sahip çıkabilmek…

Modern zaman angaryaları: Çözecek girişimci aranıyor :)

Öncelikle bir yazı önerisi ve özeti ile başlamak istiyorum. http://www.artofmanliness.com/2015/08/31/shadow-work-and-the-rise-of-middle-class-serfdom/ Bu yazı günlük hayatta herkesin meşgul ve yorgun olmasının gerçekliğini sorgulayarak günümüzde bir insanın üzerine ek sorumluluk olarak binen işleri tanımlıyor: sabahları ütücü, öğle yemeğinde garson, yolda benzinci, manav, bankacı, seyahat acentası… Eskiden bu işleri yapan çalışanlar artık işten çıkarıldılar ve bu işler bizlere ek… Read More Modern zaman angaryaları: Çözecek girişimci aranıyor 🙂

İplerimizi davranış bilimcilere kaptırır mıyız dersiniz?

Blogumu okuyanlar bilirler, davranış bilimcilerin yaptığı deneyler uzun süredir çok ilgilendiğim ve olabildiğince de okuyuculara aktarmaya çalıştığım bir konu. Dan Ariely’nin Coursera üzerinden verdiği “İrrasyonel Davranışlar” eğitiminde yaşadığım şaşkınlıktan “Kararlarımı ve kendimi ciddiye almıyorum” manifestosu yazmıştım, o zamandan beri bu konu çok ilgimi çekiyor. Yalnız ilk zamanlardan beri aklıma takılan bir soru vardı: “Madem kararlarımızı… Read More İplerimizi davranış bilimcilere kaptırır mıyız dersiniz?

Bir lütuf ve bir lanet: ‘Senden hiç beklemezdim’

Ortaokuldaydım sanırım. Karne günü; tüm notlar 5, bir tane 4 var sanıyorum. Annemle bir arkadaşının evine gitmişiz. Arkadaşının kızının ortalama bir karnesi var, hatırladığım kadarı ile tek 5i var falan. Ama ballandıra ballandıra bana kendisine alınan karne hediyesini anlatıyor.  Benim karnem hep iyi gelir ama annem hiç karne hediyesi almaz bana? Almaz tabi, alıştırmışsın. Bak… Read More Bir lütuf ve bir lanet: ‘Senden hiç beklemezdim’

Teşekkür Cimriliği

Dün akşam bir arkadaşımın evinde yemekteyiz. Sevdiğimiz bir pizza dükkanından sipariş verdik. 15 dakika sonra sanırım pizza kapıdaydı, şaşırdık ne kadar hızlı geldiğine. Pizzadan bir lokma aldım, ef-sa-ne lezzetli… Pizzalardan biri Margarita, yani sadece peynirli pizza idi,  üzerine fesleğenli zeytinyağı gezdirmişler, inanılmaz lezzetli olmuş. Hamuru deseniz incecik. Kenarları gevrek. Pizza sıcacık. Arkadaşıma dedim ki “Daha… Read More Teşekkür Cimriliği

Organizasyonel Gelişim ve Değişim Yönetimi: #İK2017 Zirve notları 2

15-16 Şubat 2017’de gerçekleşen İK Zirve’de (Zirve notlarına buradan erişebilirsiniz) çok ilgimi çeken bir konuşmacı oldu: John Higgins. Bu iddiasız, monoton sesli, “kürsü görmeyince şaşırdım” diyerek notlarından okuyan araştırmacıyı dinleyebilmek için önce efor sarf etmek zorunda kaldım, e benim de dikkatim çok kolay dağılıyor artık herkes gibi, sahnede şapkadan tavşanı bırak koro çıkaran konuşmacılardan sonra monoton… Read More Organizasyonel Gelişim ve Değişim Yönetimi: #İK2017 Zirve notları 2