#SHRM14 Kongre Notları: Averaj olmak resmen öldü!

‘Biz iş arıyorduk, çocuklarımız iş icat etmek zorunda kalacaklar…’ Thomas Friedman’ın konuşması, 14000 kişinin katılımıyla gerçekleşen dünyanın en büyük insan kaynakları kongresi SHRM 2014 kongresinde beni en çok etkileyen konuşmalardan biri oldu. NY Times yazarı Friedman, 2006 yılında Dünya Düzdür – Yirmi Birinci Yüzyılın Kısa Tarihi kitabını yazdığında henüz Facebook yokmuş. Bakın henüz Facebook’un bile olmadığı… Read More #SHRM14 Kongre Notları: Averaj olmak resmen öldü!

Bireysel çalışmadan ekip liderliğine: Sizi bekleyenlerden bir kesit

Tek başına çalışmaktan ekip liderliğine geçişteki en büyük sancı yetki devri, bu sancının da kök nedeni kendi mükemmellik çıtamızdır. Tek başına çalışan ve senelerdir bir konuda uzmanlaşmış birinin kendince metodları, başarı kriterleri, olmazsa olmazları, kısaca kendine özgü yoğurt yiyişi vardır. Oysa bir ekibi yönetmeyi üstlendiğinizde sizden daha az tecrübeli kişiler sizden daha hatalı? işler çıkararak… Read More Bireysel çalışmadan ekip liderliğine: Sizi bekleyenlerden bir kesit

Bu yazıyı okumayanın ya da paylaşmayanın düşmanı eksik olmasın :)

Başlık sizi şaşırtmasın, Taksici Necdet’in sloganından afırdım. Çalışmanın insanın doğasına aykırı olduğunu söyleyenlere, işyerinde mutluluk olmaz diyenlere inat muhteşem bir ‘engagement‘ hikayesinin kahramanı Taksici Necdet’den. Necdet Ankara’nın Dikmen’inden. 17 yıldır taksisi resimde gördüğünüz gibi. Taksinin ortasında (yapma plastik değil) gerçek çiçeklerle karşılıyor sizi. Kolonya ve şeker ikram ediyor. Çocuklar için rengarenk gözlükler koymuş arabasına. Yolda… Read More Bu yazıyı okumayanın ya da paylaşmayanın düşmanı eksik olmasın 🙂

Yönetici dostum, performans görüşmesinde ÇALIŞANINDAN duyacaklarına hazır mısın?

Hayatın giderek zorlaşıyor dostum. Sen işyerinde ‘büyürken’, performans görüşmesi dedin mi gerilir beklerdin. Görüşmede ‘amirin’ sana hatalarını sıralar, görüşmenin bir yerinde kulakların uğuldamaya başlar, sonunda da midende bir yumruk ‘teşekkür ederekten’ İzmir marşıyla odadan çıkardın. Çok kızdığın olurdu, ama renk vermezdin. Amirindi o, elbet bir bildiği vardı. Bazen anlardın o ‘bildiği’ neymiş, ve kendini zorlar… Read More Yönetici dostum, performans görüşmesinde ÇALIŞANINDAN duyacaklarına hazır mısın?

Sevilmek Adına Vazgeçtiklerimiz

Sanıyorum bizi yönlendiren en büyük motivasyonlardan biri ‘sevilme arzusu’. Sanıyorum diyorum çünkü uzmanlık alanım değil. Transaksiyonel analize göre tutsağı olduğumuz 5 ana dürtüden biri ‘başkalarını mutlu etme’. Sizi yönlendiren dürtüyü ve hayatınıza yansıyan sonuçlarını merak ediyorsanız bu linkten ingilizce envanteri cevaplayarak öğrenebilirsiniz. Sevilme arzusu bünyede ‘kararında’ etkiliyse bu bizim insanlarla iletişimimizi iyileştiren, iyi takım elemanı yapan… Read More Sevilmek Adına Vazgeçtiklerimiz

Çalışanın gelişimi kimin sorumluluğu?

Bu yazı da çalışanların gelişiminin ‘İK’nın işi’, çalışanın tek beklentisinin de ‘terfi’ olduğunu düşünenlere gelsin. Hem de farklı bir formatta gelsin 🙂 Performans yönetimi dönemi de gelmişken, çalışanla konuşurken topu taca atıp karşısındaki yönetimi veya İK’yı bahane eden yöneticilere kötü bir haberim var: Çalışan gelişimi sizin işiniz. Bu konuda kendinizi sorumlu (accountable*) hissetmelisiniz. Nasıl derseniz,… Read More Çalışanın gelişimi kimin sorumluluğu?