Kurumsallaşırken kaybettiklerimiz: Samimiyet

Cep telefonlarının ilk yaygınlaştığı seneler bayramlarda keyifle SMS atardık birbirimize. Normalde arayamadıklarımıza da ulaşabiliyorduk ve normalde bayramımızı kutlamayanlardan da mesaj geliyordu. En azından birbirimizden haber alıyor olmak güzeldi. Sosyal medya da ilk yaygınlaştığında benzer bir ruh haline girdik. Facebook’da status’lerimize yazıyor olmak bir twit atıyor olmak çok iyi geliyordu. Yine, en azından birbirimizden haber alıyor… Read More Kurumsallaşırken kaybettiklerimiz: Samimiyet

Yönetici seçiminin zorluğu: Zoraki Kral’ın kekemeliği

Geçen hafta can bir arkadaşım ‘mutlaka seyretmelisin’ dedi ve Zoraki Kral (The King’s Speech) filmini seyrettim. Filmi kısaca özetlersek (1) VI. George, kekemeliğinin üstesinden gelmek için alışılmışın dışında bir konuşma terapisti Lionel Logue’a gider. Birlikte çalışma sürecinde iki adam, arkadaş olurlar ve kardeşinin tahttan çekilmesinden sonra Kral, II. Dünya Savaşı’nın başında radyo yayını yapması konusunda… Read More Yönetici seçiminin zorluğu: Zoraki Kral’ın kekemeliği

Birini işe almak için tek kriterim olsaydı, mutlu biri olsun isterdim

Geçen gün bir arkadaşım dedi ki: “Mutlu insanları işe alalım diyoruz İK’cılar olarak, ama o zaman farklılıkları öldürmüş, mutsuz insanların bakış açısını kaybetmiş olmuyor muyuz?” Düşündüm uzun uzun. GE’nin efsane CEO’su Jack Welch’in birini işe alırken olmazsa olmaz kriteriydi pozitif olmak. Duyduğumda çok hoşuma gitmişti, pek sık tekrarladığım, başkalarına anlattığım bir prensipti. Ama soru da… Read More Birini işe almak için tek kriterim olsaydı, mutlu biri olsun isterdim

Yönetim sistemlerini yenilenmiş adalet algısı ve talepleri şekillendirecek

Taraftı insanlar hep. Taraftı ve taraf olduğu gruba ‘adil’ davranılması önceliğiydi ve yeterliydi. Kendi dışındaki insanlara nasıl davranıldığı önceliği olmadığı gibi bu gruplara ‘bağışlanan’ adalete ‘lütuf’ gibi bakıyordu. Bunu besleyen faktörlerden biri çatışmayı yönetemiyor olmamız ve haklı olma saplantılarımızdan geliyor. Temel Aksoy’un bu konudaki yazısına göz atmanızı öneriyorum. Ama sonra birşeyler oldu. Gezi değil bu,… Read More Yönetim sistemlerini yenilenmiş adalet algısı ve talepleri şekillendirecek

Hızlanın! Yönetim ve iletişim alanında zamanda atlama oldu!

Bu blogda ve yönetim-iletişim alanlarında yazan pek çok kişinin yazılarında uzun süredir okuyordunuz: Artık yeni bir dünyadayız diyorduk. Problemimi çözmenden daha önemlisi beni dinlemen diyorduk. (ilgili yazım) Artık yeni bir adalet anlayışı var diyorduk. (ilgili yazım) Y nesli iş dünyasındaki diğer nesillerden farklı, onlar ‘büyüklerini’, ‘uzmanları’ dinlemiyor, fikirlerini hiyerarşiyi ‘takmadan’ söylemek ve dinlenmek istiyorlar diyorduk.… Read More Hızlanın! Yönetim ve iletişim alanında zamanda atlama oldu!

Çalışanlarınız sizi neden bırakıyor? Para için mi gidiyorlar?

Çok canalıcı bir soru değil mi? Turnover – işgücü devinimi şirketlerin en büyük problemlerinden biri. Genellikle çalışanların başka bir şirkete geçme sebebi, diğer şirketin daha yüksek bir ücret teklif etmesine bağlanır. Oysa çalışanların giderken ‘gemileri yakmamak’ için, geri dönebilme ihtimali veya eski işyerini/patronunu referans gösterme isteği ile söylenebilecek en ‘makul’ sebeptir ücret (1). O nedenle… Read More Çalışanlarınız sizi neden bırakıyor? Para için mi gidiyorlar?